Şiir Sayfası

 


GİDERSEN

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken

 Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam oluncA

AHMET TELLİ


 

ÖYLE UZAKTAN SEVİYORUM SENİ

öyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum”

CEMAL SÜREYYA




BEN SANA MECBURUM
Ben sana mecburum bilemezsin 
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum 
Büyüdükçe büyüyor gözlerin 
Ben sana mecburum bilemezsin 
İçimi seninle ısıtıyorum. 

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur 
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur 
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan 
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu 
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından 
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman 
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu 
Haftalar ellerimde ufalanıyor 
Ne yapsam  ne tutsam nereye gitsem 
Ben sana mecburum sen yoksun. 
ATİLLA İLHAN


OLMASA MEKTUBUN

Olmasa mektubun,

Yazdıkların olmasa

Kim inanırdı Senle ayrıldığımıza.

Sanma unutulur, Kalp ağrısı zamanla

Herşeyi unutarak Yaşanır sanma.

Neydi bir arada tutan şey ikimizi

Birleştiren neydi ellerimizi Bırak bana anlatma imkansız sevgimizi

Sevmek birçok şeyi göze almaktır.

Harcanmış zamanla Yeniden yaşanmaz ki; Geç kaldıktan sonra,arama boşa MURATHAN MUNGAN

 

 


 

 

BİLİYORUM SANA GİDEN YOLLAR

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

CEMAL SÜREYYA


Nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının ,
ışık içinde yüzüyor .
Neresinden baksan
gözlerin kamaşır ,

Oysa ben akşam olmuşum ,
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar

ATİLLA İLHAN

 

 


YAŞAYINCA ANLADIM

 Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliym

CAN YÜCEL

 

 


 

GİDERKEN

Bilerek mi yanına almaın giderken
başının yastıkta bıraktığı çukuru,

Güveniyordum oysa ben sevgimize
vapur iskelesi ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar .

Beni senin gibi ,
bir de annem terketmişti ki
göbeğimde durur onun yokluğundan
bana kalan çukur.

SUNAY AKIN


BİR ADIN KALMALI

Bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde,
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet.
Evet nihayet
bir adın kalmalı geriye,
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç.

AHMET HAMDİ TANPINAR


 

HERŞEY SENDE GİZLİ

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kada…Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

                                                                                                        CAN YÜCEL

 

 


 

 

 

ANLATAMIYORUM

 

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum

ORHAN VELİ KANIK

 


 

SESSİZ GEMİ

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir.

YAHYA KEMAL BEYATLI

 

 


 

İSTANBUL’U DİNLİYORUM

İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul´u dinliyorum, gözlerim kapalı.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

 


BİRGÜN

Hangi zorluğu yenmemiş ki insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.

Damla damla birikiyor insan,
Damla damla sevgili…
Bir gün akıp gideceğiz hayata.
Duvarlar yıkılacak,açılacak bütün kapılar,
bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi
seni vurur durur…
Ve yine damla damla hangi zorluğu
yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.

YILMAZ GÜNEY

 

 


 

 

DÜNYAYI VERELİM ÇOCUKLARA

Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne,
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar.
Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında,
dünyayı çocuklara verelim.
Kocaman bir elma gibi verelim, sıcacık bir ekmek somunu gibi,
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar.
Bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı,
Çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler.

                                                                                                                                     NAZIM HİKMET

 

 


BEKLE DEDİ

Bekle dedi gitti
Ben beklemedim, o da gelmedi…
Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi…

ÖZDEMİR ASAF

 

 

 

 

 

 


SEVİYORUM SENİ

Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi,
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi,
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz,
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni,
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul´da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni,
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

                                                                                                          NAZIM HİKMET

 

 


 

 

YALNIZLIĞIM

Ilık bir su gibidir içimde yalnızlığım,
Yalnızlığım, ruhumda uzak bir ses gibidir.
Her sabah ufuklardan mavi şarkılar gelir,
Ve her sabah ürperir içimde yalnızlığım

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA

 

 

 

 

 


BANA BİR ŞARKI SÖYLE

Özledim sesini ne olur konuş
Bir gül açtır zamanların ötesinden
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
Gök mavisinden, deniz mavisinden
Bana bir şarkı söyle
İçimde bir şey kımıldıyor
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
Bir baksan

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN