TRANSİLVANYA ŞATOLAR
Karpat Dağları ile çevrili Romanya’nın batı ve orta bölgeleri Transilvanya (ERDEL) olarak geçiyor.

Transilvanya deyince akla şatolar ve tabiki Drakula geliyor.


Ben de yeni yıl zamanı arkadaşlarımın da kanına girerek bir de biz görelim şu şatoları dedim ve hazırlıklara başladık, hemen buralara, tam da yılbaşı programı da içeren bir tur satın aldık.


Rumen kültürünü, batıl inançlarını coğrafyasıyla harmanlayarak ve gerçek bir insanın hayatını da hikayeye katarak yorumlayan Braham Stoker etkileyci bir vampir hikayesi yaratmış Transilvanya için.


DRAKULA HİKAYESİ VE III.VLAD TEPEŞ


Transilvanya turumuzda öğreniyoruz ki Drakula Fatih Sultan Mehmet’in 20.000 askerini kazıklara oturtarak öldüren (Kazıklı Voyvoda) , ona meydan okuyan Rumen Prens III.Vlad Tepeş ‘miş. Üstelik Osmanlı saraylarında şehzadelerle birlikte büyüyen ve eğitim alan bir prens.


Kont Drakula ve Kazıklı Voyvoda olarak bilinen III. Vlad Tepeş 1431 yılında Macaristan’ın Segesşvar bölgesinde doğmuş.
Osmanlılar’a yenilen Vlad’ın babası anlaşmaya göre iki oğlunu Osmanlıya rehin olarak veriyor.12 yaşında Osmanlılar’ın elinde diğer beylik şehzadeleri ile birlikte yetişen kardeşlerden VLAD ,II.Mehmetle birlikte eğitiliyor.Aldığı eğitim ve yetenekleriyle kendisini Osmanlıya kabul ettiriyor.


Fatih Sultan Mehmet, kendisi ile iyi ilişkiler içerisindeki Vlad’ı 1456’da Eflak prensliğine atar .Başta Osmanlı’ya karşı sadık görünen vergilerini düzenli ödeyen Vlad giderek vergi ödemeyi reddeder. Fatih’in Karadeniz’e sefere gitmesini fırsat bilen Vlad , Kuzey Bulgaristanı yağmalar. Trabzon seferini tamamlayıp geri dönen Fatih Sultan Mehmet olayı duyar ve Vlad’ın cezasını keser. Vlad ‘den ödemediği vergileri ister ,Vlad vergileri getireceğini ancak o yokken Macarlar’ın tahtını ele geçireceğinden korktuğu için Fatih Sultan Mehmet’ ten destek ister.

Eflak’ı korumak için Osmanlı askerleri Yunus ve Hamza Bey komutasında harekete geçerler ve Tuna kenarına geldiklerinde nehrin donmuş olduğunu görürler. Burada bir süre beklemek zorunda kalan Osmanlı askeri hazırlık yapıp karşıya geçmeye çalışırken Vlad ve ordusu hiç beklenmedik bir baskın yapar ve Yunus Bey şehit olur.Vlad rehin aldığı askerlerin ellerini ve kollarını keser ve kazığa geçirir. Hamza Bey’i rütbesi nedeniyle daha büyük bir kazığa geçirip kafasını Macar kralına göndererek yardım ister.Macar Kralı Osmanlı’yla ters düşmek istemez Vladi hapse atar.

Düşmanlarını (özellikle esir aldığı Osmanlı askerlerini) kazıklara geçirerek işkenceyle öldürmesiyle tarihe geçer.


BRAN ŞATOSU(DRAKULA ŞATOSU)


Bran Şatosunu görmeden bu hikayeyi dinlemiş olduk.Bran kasabasına geldiğimizde hava kararmıştı.Dışarıdan şatoyu gördük fotoğraflarımızı çekerken vampir Drakula zihinlerimizden korkuyla geçti.


Şato aslında Titan Şövalyeleri tarafından yapılan tahta bir Kaleymiş önceleri.Ancak Moğol saldırısında kale yıkılır ve yerine Mcaristan Kralı II.Louis döneminde Braşov Saksonları tarafından yeniden inşaa edilir.Bu dönemde daha çok gümrük evi olarak kullanılmış.
Oysa biz ağaçların arasında karanlıkta dolunay ortalığı aydınlatırken uluyan kurtların sesiyle hayal ediyoruz.Yazar , bizim zihnimizde bu şekilde canlandırmamızı sebep oluyor.Şatonun hemen aşağısında küçük bir Cristmas Pazarı vardı biz şatoya geç kaldığımız için pazarı gezdik.
Yöresel objeler ,yemekler ,sıcak şarap ve hediyeliklerin olduğu standların yanısıra etrafta yine bir grup müzikli bir gösteri sergiliyordu.Kasaba yeni yıl dolayısıyla ışıl ışıldı; öte yandan bakıldığında Şato karşınızda gizemiyle göze çarpıyordu.III.Vladın burada yaşamadığı sadece geçerken konakladığı söyleniyor.Yine söylenenlere göre şatoda kişisel ev eşyaları yokmuş.Kale Macar Krallığına aitmiş fakat Kral Wladyslaw’a borcunu ödemediği için 1533 yılında yönetimi Braşov şehrine geçmiş. 18. Yüzyılda Bran kalesi askeri olarak önemli bir yer etmiş.
1920 yılında ise kale Romanya Krallığı’nın resmi ikametgâhı olmuş. Kraliçe Marie’nin en sevdiği yer olarak biliniyor. Kale kızı Prenses lleana’ya miras kalmış, 1948 yılında da komünist rejim tarafından kraliyet ailesinin kovulması ile ele geçirilmiş. 2005 yılında Romanya hükümeti zorla elde edilen mülklerin sahiplerine iadesi edilmesi ile ilgili özel bir yasa çıkarmış.. Böylece bir yıl sonra Bran Kalesi Prenses llenaa’nın oğlu ve mirasçısı Dominic von Habsburg’a verilmiş.2009 yılında da özel müze olarak halkın ziyaretine açılmış.

Written by 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir