SİNAİA

Bran Kalesi’nden sonra en çok ziyaret edilen Peleş Şatosu, Braşov’ dan 45 km uzaklıkta, Sinaia kentinde bulunuyor.

Sinaia aynı zamanda bir kayak merkezi.Bu sebeple yakın olmasına rağmen kasabanın yolunda yaklaşık bir saat trafikte kaldık giderken.
Kasabaya vardığımızda; birbirinden güzel şatolar, villalar, manastırlar, kiliseler görüyorsunuz.

Her biri ayrı tarzda. Kimisinde ülkeye adını veren Romalıların etkisi var, kiminde Osmanlı’nın, Alman, ve Rusların tarzını görmek mümkün.Sinaia Manastırını fotoğrafladık geçerken fakat içini gezme imkanımız olmadı.Eğer vaktiniz olursa teleferikle kayak merkezine çıkabilir hatta bir gece bu masal kasabada konaklayabilirsiniz.


PELEŞ SARAYI

Manastırdan yürüme mesafesinde olan Peleş Kalesi; Romanya Kralı I.Carol’un yaptırdığı, tarihteki ilk elektrik kullanılan yapı olarak kayıtlara geçmiş.Yapımında Türklerinde tuğla işlerini yaptığı 170 odalı,30 banyolu, duvarlarında 4.000 adet obje bulunan şahane görünümlü gerçek bir şato.


Viyanalı mimar Carl Wilhelm Christian Ritter von Doderer tarafından inşaa edilmeye başlanmış,10 yıl süren inşaat sonucunda neo –rönasans tarzında bir saray ortaya çıkmış.

Açılışından Kral I. Carol’un ölümüne kadar Peles Kalesini , Kraliyet ailesinin yazlık konutu olarak kullanmış.Kralın ölümünden sonra Saray kullanılmaya devam edilmiş. 1947 senesinde komünist rejim kaleye el koymuş.


Şato yolu yeşillikler içinde yürümekten keyfif alacağınız tatta ; ne yana baksanız manzara harika görünüyor.Yaklaştıkça heyecanınız artıyor sanki etraftan prens ve prenses fırlayacakmış gibi . Bahçesinde bulunan 1.Carol ‘ün heykeli carrera mermerinden yapılmış, heykelleri Raffaello Romanelli yapmış ayrıca bir dilek havuzu bulunuyor.


Giriş ücretli ,Euro geçmiyor.Lei ödüyorsunuz.çeride fotoğraf çekmek yasak.Gruplara ayrıca ücret karşılığı kendi aralarında bir fotoğrafçı belirlemek üzere izin veriliyor.Bizim grubun fotoğraflarını elbette ben çekti.Ancak içriye girdiğinizde fotoğraf çekmek yerine şatoyu hafızanıza yer etmelisiniz çünkü her köşesi ayrı güzellikte ve inanılmaz sıcak.Sanki içinde bir yaşam sürüyormuşçasına da canlı hissettiriyor.


Çok yoğun ziyaretçisi olduğundan bir grup bitmeden diğeri alınmıyor içeri ve yaklaşık bir saat içeride kalıyorsunuz.Ayrıca içeriyi gezerken galoş giyiliyor ve fotoğraf çekecek kişiye görevli olduğuna dair bir nişan veriliyor.


İçerideki ağaç ve mermer işçiliğine hayran kalacaksınız.Ne kadar anlatırsam anlatayım görsel koyayım, gidilip görülmeden o koku solunmadan ortamı anlatmak imkansız kalır.
Yüzyıllar öncesi yapılan savaşlarda kullanılan kılıç, kalkan ve şövalye kıyafetleri aynı filmlerdeki gibi gerçek.


Sarayın her odası ayrı güzellikte, duvarları ve rengarenk tablolar ,harika bir kütüphane, toplantı ve müzik odası, gizemli gösterişli kapılar ; baktıkça hayran kalacaksınız.

Written by 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir